"Arzuhan Hanım çok da etkin olmayan bir başkanlık yapıyor, fazla sorun yaratacak konulara girmiyordu. Önceki güne kadar."
Fatih Altaylı yazdı...
ARZUHAN Doğan Yalçındağ TÜSİAD’a başkan olduğu zaman, bir takım sorunlar çıkacağı belliydi.
Doğan Grubu’nun TÜSİAD’ı kullanması olasılığı herkesi tedirgin etmişti.
Ancak Aydın Doğan’ın ricası ile “Babalar” devreye girince Yalçındağ TÜSİAD başkanlık koltuğuna oturdu.
Açıkçası birkaç gün öncesine kadar önemli bir sorun da yaratmadı bu oturuş.
Arzuhan Hanım çok da etkin olmayan bir başkanlık yapıyor, fazla sorun yaratacak konulara girmiyordu.
Önceki güne kadar.
İki gün önce TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, birdenbire ilginç bir açıklama yaptı.
TÜSİAD Başkanı sıfatıyla yaptığı bu açıklamada Arzuhan Yalçındağ “Vergi denetimi siyasallaşıyor” dedi ve iş dünyasının bundan rahatsız olduğunu vurguladı.
Doğrusunu isteseniz bu açıklamayı garipsedik.
Arzuhan Hanım bu açıklamayı Doğan Yayın Holding yöneticisi sıfatıyla yapsaydı anlayışla karşılayabilirdik.
Ama TÜSİAD Başkanı sıfatıyla yapınca şaşırdık.
Demek ki, Doğan Grubu dışındaki bazı TÜSİAD üyesi gruplarda da “Verginin siyasallaştırıldığı” yönünde bir inanç vardı.
Ancak düne kadar hiçbir gruptan bu yönde bir yakınma, bir serzeniş duymamıştık.
Ne Koç, ne Sabancı, ne Doğuş, ne Eczacıbaşı gibi TÜSİAD’ın önde gelen gruplarının vergi denetimleriyle köşeye sıkıştırıldığı yönünde bir bilgi kamuoyuna yansımamıştı.
Bu grupların ne üst, ne orta, ne de alt düzeylerinde bu yönde bir açıklama veya ima yoktu.
Ne var ki, TÜSİAD başkanının sözleri, Doğan Grubu dışındaki bazı grupların da benzer şikayetleri olduğu anlamına geliyordu.
Eğer Arzuhan Yalçındağ’ın dediği gibi verginin siyasi bir silah gibi kullanıldığı yönünde bu saydığım grupların ve diğer TÜSİAD üyelerinin de şikayetleri var ise HABERTÜRK’ün ekonomi sayfaları onlara açıktır.
TÜSİAD üyesi gruplar her türlü baskı iddiasını bize iletsinler.
Sayfalarımız onların emrindedir.
Aksi halde, TÜSİAD’ın sonundaki AD’ye başka bir anlam yüklemek zorunda kalırız ki, Türk sanayinin bu köklü kurumuna hiç yakışmaz.
NOT: Ben bu yazıyı kaleme alırken bilgisayarımın ekranına bir son dakika haberi geldi. POAŞ Ambarlı Termik Santrali’nin fuel oil ihalesini kazanmış. Ancak ihale şartnamesine aykırı hareket ederek 5 numara yerine 6 numara fuel oil vermiş. 6 numara fuel oil’in yüksek kükürt oranıyla çevreye zehirli gaz yayması ile birlikte bu işteki yolsuzluk ortaya çıkmış. POAŞ kamu ihalelerinden men edilmiş ve yöneticileri hakkında TCK 236 gereği 3 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açılacakmış. Acaba bu da siyasi bir yaklaşım mı? TÜSİAD Başkanı bu konuda da bir açıklama yapar mı?





